Tüm kayıtlı öğrencilerimizin yararlanabileceği bir sözlük oluşturduk. Bu sözlük içinde, sınıflara göre ayrılmış ve derslerinizin içeriklerine göre
dizinlenmiş kavramlara, açıklamalara ve görsel unsurlara ulaşabilirsiniz.

Kavramları eklemeye, ünite ya da temaların kavram haritalarını baz alarak başladık. Ancak gün geçtikçe içeriği büyümekte
ve bir öğrencinin ilk başvuru kaynağı olmaktadır.

 

Üst taraftaki bölümü kullanarak; tüm sözlük içinde arama yapabileceğiniz gibi,
aşağıdaki linklerden sınıf sınıf, ders ders ya da ünite ünite kavramlar sözlüğünü gezebilirsiniz.

7. Sınıf >>> | Fen ve Teknoloji | Sosyal Bilgiler |

Ağırlık

Ağırlık

Bir cisme uygulanan kütle çekim kuvvetidir. Yatay bir taban üzerine konan bir cismin, o taban üzerine yaptığı basınca ya da bir noktaya asılı bir cismin, o noktaya uyguladığı yer çekimi kuvvetidir. Dinamometre ile ölçülür.

Dünya'da bir cismi ele alırsak; yükseğe çıkıldıkça ağırlık azalır, kutuplara gidildikçe ağırlık fazlalaşır, ekvatora gittikçe ağırlık azalır, dünyanın merkezine inildikçe ağırlık azalır.

Ağırlık birimi newton'dur ve kısaca N ile gösterilir.

Ağırlık = Kütle x Yer çekimi ivmesi

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Akım

Akım

Elektrik akımı veya elektriksel akım, en kısa tanımıyla elektriksel yük taşıyan parçacıkların hareketidir. Bir kesit üzerinden birim zamanda geçen yük miktarı elektrik akımını verir. Birimi Amper'dir (kısaltması A). Herhangi bir kesit üzerinden bir saniye içerisinde bir Coulomb'luk yük geçmesi bir Amper'lik akıma tekabül eder. Ohm Kanunu'na uyan maddeler üzerinden geçen akım bu maddenin direnci ile ters orantılı, akımı oluşturan gerilim ile doğru orantılıdır.

Doğadaki çoğu madde Ohm Kanunu'na büyük oranda uyar, ancak akım ve gerilim arasındaki bağıntı çok daha karışık olabilir. Yarı iletkenler bu duruma güzel bir örnektir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Ampermetre

Ampermetre

Bir iletkenden geçen elektrik akımının şiddetini ölçen alettir. Akım şiddeti birimi 'Amper'dir. Akım şiddeti aletten doğrudan doğruya okunur. Kadran; amperin askatlarına göre bölümlere ayrılmış cetveldir. Düşük şiddetteki elektrik akımını ölçen alete de 'Galvanometre' adı verilir. Bir ampermetrenin ölçebileceği akım sınırlıdır. Daha büyük akımları ölçebilmek için 'şönt' ismi verilen muhtelif akım bölücü dirençler kullanılır. Şöntler cihaza dıştan bağlanacak şekilde özel olarak manganlı metalden imal edilmiştir. Ampermetreden okunan değer ile şönt üzerinde yazılı değer çarpılırsa devreden geçen akım ölçülmüş olur.

Kullanma sahası farklı ve yapılış esaslarına göre isimlendirilmiş değişik ampermetreler vardır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Atom

Atom

Atom, içinde organize tanecikler bulunan ve bunlara bölünebilen yine de maddenin temel yapı taşı olarak bilinen bir birimdir. Bütün maddeleri meydana getiren (madde, boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan varlık demektir.) 105 çeşit element bilinmektedir. Element, kendisinden başka özellikte maddeler çıkarılmayan saf madde demektir. İşte bu elementlerin her birini meydana getiren en küçük yapı taşları atomlardır.

Aynı cins atomlar elementi meydana getirir. Mesela hidrojen ve demir birer elementtir. Çünkü yapılarında birer çeşit atom vardır. Farklı atomların bir araya gelmesinden oluşan maddelere bileşik diyoruz. Su element değil, bir bileşiktir. Oksijen ve hidrojen atomlarından meydana gelmiştir. Su, toprak, ateş, etrafımızdaki bütün maddeler, bu 105 çeşit elementin, yani bunların yapı taşı olan atomların muhtelif şekillerde bir araya gelmesi ile teşekkül etmişlerdir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Basit Makine

Basit Makine

Bir işi daha kolay yapabilmek için kullanılan düzeneklere basit makineler denir. Bu basit makineler kuvvetin doğrultusunu, yönünü ve değerini değiştirerek günlük hayatta iş yapmamızı kolaylaştırır.

Basit makine ile kuvveten, hızdan ve yoldan kazanç sağlanabilir. Fakat aynı anda hepsinden kazanç sağlanamaz. Birinden kazanç varsa, diğerlerinden aynı oranda kayıp vardır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Besin

Besin

Vücudumuzun yapısını, gelişmesini ve enerjisini sağlamak üzere dışardan aldığımız maddelere besin denir. Temel besin maddeleri; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, mineraller (tuzlar) ve su olmak üzere bölümlere ayrılır.

Bunlardan proteinler; yapı maddesi olarak bilinir, özellikle büyüme döneminde çok gereklidir. Ancak büyüklerin de her gün belirli bir miktar yapı maddesine ihtiyacı vardır. Beden hücreleri sürekli olarak ölür ve bunları oluşturan unsurlar parçalandıkları için bunların yenilenmesi gerekir.

Yağlar ve karbonhidratlar organizmanın çalışması için gereken enerjiyi temin ettiklerinden yakıta benzetilebilirler. Sağlıklı besin, bize yeterli yakıtı ve yapıcı maddeleri gerekli miktar, biçim ve ilişki içinde sağlayan besin demektir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Beyin

Beyin

Hayvan anatomisinde merkezi sinir sisteminin yönetim merkezidir. Birçok hayvanda beyin, kafanın içinde, birincil duyu organlarının ve ağzın yakınında yerleşmiştir. Tüm omurgalılarda beyin olduğu gibi, omurgasızlarda da merkezileşmiş bir beyin veya birbirinden bağımsız ganglionlar topluluğu vardır.

Beyin, şaşırtıcı derecede karmaşık ve komplike bir yapıya sahiptir. Örneğin insan beyni 100 milyardan fazla nöron içerir ve bu nöronların her biri, kendi gibi 10.000 tanesiyle bağ yapar.

Beyin, duyu organlarını ve hormonların salgılanmasını kontrol eder. İstemli hareketlerin kontrol merkezidir. Kan basıncını, vücut sıcaklığını, susama ve acıkmayı kontrol eder. Zeka, irade, hırs merkezleri beyindedir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Bileşik

Bileşik

Bileşik, birden fazla atomun belirli oranlarda kimyasal reaksiyonu sonucu biraraya gelmesiyle oluşan saf maddedir. Bileşiklerin en küçük yapı taşı moleküllerdir.

Bileşiklerin genel özellikleri:

* Bileşiklerin çoğu moleküler yapıdadır. Ama tuz gibileri atomik yapıdadır.
* Bileşikler belirli fomüllerle ifade edilirler.
* Bileşikle karışımın farkı: Bileşikler belirli sayıda element atomunun kimyasal bir bağ ile bağlanmasıyla oluşur. Ancak karışımın belirli bir formülü yoktur.
* Bileşikler; asitler, bazlar, oksitler, tuzlar olarak sınıflandırılır.
* Bileşikler, oluştukları element atomlarının özeliğini taşımazlar. Örneğin tuz, ikisi de zehirli olan sodyum ve klorürden oluşurlar. Fakat soframıza lezzetli yemek tuzu olarak gelirler. Su da yakıcı olan oksijenden ve yanıcı olan hidrojenden meydana gelir. Ama kendisi söndürücüdür.
* Homojendirler.
* Belirli erime ve kaynama noktaları vardır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Boşaltım

Boşaltım

Canlıların yedikleri besinleri ürik asit veya posa olarak atmasıdır. Aslında proteinler parçalanınca amonyağa dönüşür ama sonradan zararsız olan üre ve ürik asit haline dönüştürülür.

Böbrekler, üreterler ve idrar torbasından oluşan boşaltım sistemi, metabolizma sırasında ortaya çıkan atık maddelerin atılımından sorumludur. Vücut fonksiyonlarının devamı için hücrelerden atık maddelerin atılması gerekir. Katı ve sıvı atıklar, kan içinde erimiş olarak taşınırlar ve böbreğe ulaştırılarak filtre edilirler (süzülürler). Bu atıklar üreterler yoluyla idrar torbasına geçerek, belli aralıklarla idrar kesesinde idrar olarak depolanıp periyodik olarak vücuttan atılırlar.

Böbreklere böbrek atardamarı yoluyla gelen kan, nefronlarda süzülür. Kandaki yararlı maddeler süzülme sırasında emilir ve tekrar kana geçer. Süzülerek temizlenen kan, böbrek atardamarı ile böbreklerden çıkar.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Böbrek

Böbrek

Omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde boşaltım organlarıdır. 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar.

İşlevleri
1. Atık ürünlerin atılması
2. Vücut dengesinin (Homeostaz) sağlanması
3. Asit-baz dengesinin düzenlenmesi
4. Kan basıncının ayarlanması
5. Kansıvısı hacmi
6. Hormon salgılamak

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Böbrek Üstü Bezleri

Böbrek Üstü Bezleri

Memelilerde, böbrek üstü bezleri (adrenal, suprarenal bezler olarak da bilinir) üçgen biçimini andıran iç salgı (endokrin) bezleridir. Anatomik olarak böbreklerin hemen üstlerinde bulunduklarından bu adı almışlardır. Kabuk (korteks) ve öz (medulla) olarak anılan iki ayrı katmandan oluşan bezlerin temel işlevi fizyolojik gerilim (stres) karşısında kortikosteroid (kabuk katmanı) ve katekolamin (öz katman) bireşimleyip kana salgılamaktır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Çözeltiler

Çözeltiler

İki ya da daha fazla kimyasal maddenin herhangi bir oranda bir araya gelerek oluşturdukları homojen karışıma çözelti denir.

Diğer bir deyişle, bir maddenin başka bir madde içinde gözle görülemeyecek kadar küçük tanecikler halinde dağılarak, homojen karışım oluşturması olayına çözünme, elde edilen karışıma da çözelti denir.

Bir çözeltiyi oluşturan maddelerden genellikle çok olanına çözücü, az olanına da çözünen denir. Doğada birçok çözücü ve çözünen madde vardır. Bilinen en iyi çözücü sudur. Birçok katı, sıvı ve gaz maddeler suda çözünürler. Çay, deniz suyu, kola, mürekkepli su, alkollü su vb. çözeltiye örnek verilebilir.

Çözünme erime ile karıştırılmamalıdır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Dinamometre

Dinamometre

Döner bir makinenin çıkış kuvvetini ölçmede kullanılan aygıttır.

Dinamometre (kuvvetölçer) en çok, bir elektrik motorunun ya da bir otomobil motorunun beygir gücünü ölçmede kullanılır.

Dinamometreler metallerin esneklik özelliğinden yararlanılarak yapılmıştır. İç içe geçmiş iki borudan oluşur. İçteki boruda yay asılıdır. İçteki borunun üzeri eşit olarak bölmelendirilmiştir. Cisim, içteki borunun ucundaki çengele takılır. Yer, cismi ne kadar kendine doğru çekebilirse o cismin ağırlığı o kadardır.

Dinamometrelerin küçüğü de vardır. Bunlar daha küçük birimli kuvvetleri ölçer.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Direnç

Direnç

Direnç, elektrik akımının akışına direnç gösteren, bu esnada Ohm kanununa göre uçları arasında gerilim düşümüne sebep olan devre elemanıdır. Elektriksel direnci, uçlarındaki gerilim düşümünün üzerinden geçen elektriksel akıma bölünmesiyle bulunur.

'R' veya 'r' harfi ile gösterilir ve birimi Ohm(Ω)'dur. Direnç, iletken yol yüzey direnci - ısıl direnç gibi yönlere ayrılır. Teoride, direnç ısıyla doğru orantılıdır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Duyu Organları

Duyu Organları

Çevredeki uyarıları alarak sinirlere aktaran organlara denir. Vücuttaki duyu organları kendilerine yapılan ışık, basınç, ses, koku, tat gibi uyarıları alarak sinirleri etkiler. İnsan vücudunda 5 çeşit duyu organı bulunmaktadır.

A. Göz
Cisimleri görmeyi sağlayan duyu organıdır. Cisimlerin uzaklığını, şeklini, rengini, büyüklüğünü algılar. Göz yuvarlağı ortadan kesildiğinde, üç tabakadan oluştuğu ve görme yapılarını taşıdığı görülür. Bunlar; 1. sert tabaka, 2. damar tabaka, 3. ağ tabaka (retina)dır.

B. Kulak
Sesleri algılayan işitme duyu organıdır. Ses, maddelerin titreşmesi sonucu oluşur. Hava moleküllerinin üzerinde çevreye yayılır. Kulak, ses titreşmelerinin yönünü, derecesini ve özelliğini algılayarak sinirlere aktarır.

C. Dil
Yenilen besinlerin tadını algılar. Yapısında çizgili kaslar bulunur. İstemsiz ve istemli olarak çalışabilir. Üzerinde kabartılar şeklinde tat tomurcukları bulunur.

D. Burun
Koku alma duyu organıdır. Nefesle alınan havadaki koku taneciklerini algılar. İçerisinde kıllar, mukus tabakası, kemik kıvrımlar ve kılcal damar tabakası bulunur.

E. Deri
Vücut çevresini örten ince, esnek ve canlı bir dokudur. Hücreleri sık dizilimli olup çok farklı görevleri yapabilir. İki tabakadan oluşur: Üst deri, alt deri.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Elektrik Enerjisi

Elektrik Enerjisi

Elektrik, elektriksel yükün varlığı ve akışından meydana gelen çeşitli olguları tanımlayan sözcüktür. Mıknatıslık (manyetizma) ile birlikte doğadaki temel etkileşimlerden biri olan elektromıknatıslığı oluşturur. Yıldırım, elektrik akımı ve elektrik alanı gibi yaygın olarak bilinen birçok olguyu bünyesinde barındırmanın yanı sıra, en önemli endüstriyel uygulamaları arasında elektronik ve elektrik gücü sayılabilir.

Elektriğin çoğu özellikleri 19. yüzyıl esnasında anlaşılmış olup, sanayi devriminin önemli etkenlerinden biridir. Günümüzde ise, elektrik uygarlığın ayrılmaz parçası konumundadır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Elektrik Yükü

Elektrik Yükü

Elektrik yükü, atom altı parçacıkların sahip olduğu ve onun elektromanyetik ile olan etkileşimini tayin eden temel bir özelliktir. Elektrik yüklü bir parçacık elektromanyetik alandan etkilenir, elektromanyetik alan yaratır. Yük ve alanın etkileşimi dört temel kuvvetten biri olan elektromanyetik kuvvetin kaynağını oluşturur.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Elektriklenme

Elektriklenme

1. Sürtünme ile Elektriklenme

Saçımızı tararken, yün kazağımızı çıkarırken çıtırtılar duyulur. Otomobilden inerken kapı kolu ile el arasında elektrik akışı olur. Bu ve benzeri örneklerdeki olayların nedeni elektriklenmedir.

Sürtünme ile elektriklenmede birbirine sürtünen cisimlerden biri diğerine elektron verir ve kendisi pozitif (+) yükle yüklenir. Elektron alan cisim üzerinde (–) yük fazlalığı oluşacağı için negatif (–) yükle yüklenir. Alınan yük verilen yüke eşit olduğu için yük miktarı eşittir.

Cam çubuk ipek kumaşa sürtülürse, camdan ipeğe elektron geçişi olur. Cam çubuk (+), ipek kumaş ise (–) yükle yüklenir.

Plastik çubuk yünlü kumaşa sürtülürse, çubuk yünlü kumaştan elektron alır ve (–) yükle yüklenir. Yünlü kumaş elektron verdiği için (+) yükle yüklenir. Alınan ve verilen yük miktarları eşittir.

2. Dokunma ile Elektriklenme

Yüklü bir cisim nötr bir cisme dokundurulduğunda mevcut yükünü nötr cisimle paylaşır. Bu tür yüklenmeye dokunma ile elektriklenme denir.

Yüklü cisimler birbirine dokundurulduktan sonra son yükleri, kapasitelerine bağlıdır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Elektron

Elektron

Elektron, en küçük eksi (-) yüküne sahip temel parçacıktır.

Atomun üç bileşeninden biridir (diğer ikisi proton ve nötrondur). Atomu maddenin en küçük birimi kabul eden kuram yoluyla, elektriğin taneciksel bir yapı içinde bulunduğu sonucuna varılır. En küçük elektrik yükü taşıyan bu taneciğin adı elektrondur. Bütün atomların dış bölümü elektron tabakalarından oluşur ve her tabaka çekirdekten uzaklığına göre K,L,M... gibi harflerle adlandırılır. Çevredeki elektronların sayısı ve konumu, söz konusu elementin kimyasal nitelikleriyle, özellikle değeri ile yakından ilintilidir. Birçok durumda, bu elektronlar maddeden çıkarılıp az ya da çok büyük bir hızla, bir elektrik alanıyla, harekete geçirilerek boşlukta yayılabilir. Boş bir tüple elde edilen katot ışınları; radyoaktif cisimlerin beta ışınları; ışığın metalleri etkileyerek çıkardığı elektrik, vb.

Normal koşullarda elektronlar atomun artı yüklü çekirdeğine bağlı durumda bulunur. Nötr bir atomdaki elektronların sayısı, çekirdekteki artı yüklerin sayısına eşittir. Ama bir atomda artı yüklerin sayısından daha fazla ya da daha az elektron bulunabilir. Bu durumda atomun toplam yükü eksi ya da artı olur; böyle yüklü atomlara iyon adı verilir. Bir atoma bağlı olmayan elektronlara serbest elektron denir.

Belirli bir atomdaki elektronlar çekirdek çevresinde düzgün bir biçimde sıralanmış yörüngemsiler üzerinde dolanır. Elektronlar ile çekirdek arasındaki çekim kuvveti, elektronların kendi aralarındaki itme kuvvetine üstün geldiğinden, elektronlar normal koşullarda atoma bağlı kalır. Elektronları üzerinde dolandığı yörüngeler kendi aralarında kümelenerek kabukları oluştururlar. Çekirdeğe en yakın yörüngemsilerdeki elektronlar atoma en sıkı bağlı olanlardır. En dış yörüngelerdeki elektronlar ise çekirdekle aralarındaki öteki elektronların perdeleyici etkisi nedeniyle atoma en gevşek bağlı durumdadır. Elektronlar, atom yapısı içindeki hareketlerinde, atomun hemen bütün hacmini kaplayan dağınık bir eksi yük bulutu oluştururlar. Bu nedenle atomun büyüklüğünü elektronların atom içindeki diziliş biçimi belirler. Atomun, başka atomlar, parçacıklar ve elektromagnetik ışıma karşısındaki davranışını da elektronların bu diziliş biçimi belirler.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Elektroskop

Elektroskop

Elektroskop; bir cismin yüklü olup olmadığını, yüklü ise yükünün işaretini anlamaya yarayan alete denir. Elektroskobun basitçe yapısı şekildeki gibidir. Metal bir topuz, metal bir tel, iletken çok hafif iki yaprak ve cam fanustan oluşmaktadır. Elektroskop yüksüz iken, yapraklar kapalı ve yapraklar arasındaki açı sıfır derecedir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Element

Element

Element, kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit maddedir. Örneğin su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.

Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Farklı atomların birleşmesinden yeni bir madde olan bileşik elde edilir. Su, oksijen ve hidrojenden elde edilir. Bir element, herhangi bir enerji kullanılarak ( ısı, ışık, elektrik gibi) daha basit maddelere ayrıştırılamaz. Elementin diğer bir özelliği de bir bileşik vermek üzere kimyasal reaksiyona girdiği zaman ağırlığının değişmemesidir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Enerji

Enerji

Enerji iş yapabilme yeteneğidir. Enerji’ye sahip olan bir cisim, bir yol boyunca bir kuvvet etki ettirme yeteneğine sahiptir. Örneğin, yerde yuvarlanan bir top bu etkiye sahiptir.

Enerji mekanikte iki türe ayrılabilir: Kinetik (Hareket) enerji ve Potansiyel (durum) enerji.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Enerji

Enerji

Enerji iş yapabilme yeteneğidir. Enerji’ye sahip olan bir cisim, bir yol boyunca bir kuvvet etki ettirme yeteneğine sahiptir. Örneğin, yerde yuvarlanan bir top bu etkiye sahiptir.

Enerji mekanikte iki türe ayrılabilir: Kinetik (Hareket) enerji ve Potansiyel (durum) enerji.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Enzim

Enzim

Çok yüksek katalizleme gücüne sahip proteinlerdir. Bu sayede metobolizmaya katılan madde moleküllerini etkinleştirirler.

Enzimlerin varlığı uzun zamandan beri bilinmekle beraber, yapıları ancak yakın zamandan beri bilinmektedir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Esneklik

Esneklik

Her yayın esneklik potansiyel enerjisi farklıdır. Bu enerji yayın esnekliği , sertliği , yapıldığı maddenin cinsine bağlıdır.

Esnekliğini kaybeden bir yay eski haline dönemez.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Eşeysel Bezler

Eşeysel Bezler

Erkeklerde testisler (er bezleri), dişilerde yumurtalıklar (ovaryum) eşeysel bezlerdir. Eşeysel bezler hem iç hem de dış salgı üreten karma bezlerdir.

Eşeysel bezler; üreme hücresi ürettiği için dış salgı bezi olarak, hormon üretip kana verdiği için de iç salgı bezi olarak görev yaparlar.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Gerilim

Gerilim

Gerilim (elektrik potansiyel farkı), elektronları maruz kaldıkları elektrostatik alan kuvvetine karşı hareket ettiren kuvvettir. Bir elektrik alanı içindeki iki nokta arasındaki potansiyel fark olarak da tarif edilir.

Gerilimin sembolü U veya E harfleridir, birimi ise V harfiyle gösterilen Volt'tur.

Doğru akım üreteçleri (piller, aküler ve bunların gurupları) genellikle 1,5- 110 V gerilime sahiptirler. Evlerimizde kullanılan alternatif akım enerjinin etkin gerilimi 220 V, sanayide kullanılan alternatif akımın gerilimi ise 380 V'tur. Gerilim miktarı arttıkça gerilime maruz kalan kişinin can güvenliği azalır. Yüksek gerilimlerin izolasyonu daha zordur. O yüzden pratikte kullanılabilir enerji gerilimi, alçak gerilim olarak tabir edilen ve her türlü elektrikli cihazın çalışma gerilimi olan 110-380 V arasıdır.

Ancak enerjinin uzak yerlere taşınması ve dağıtılması için de gerilimin yükseltilmesi gerekir. Türkiye'de en yüksek gerilime sahip iletim hatları ve transformatörler 380 000 V = 380 kV olup en uzun mesafeli ve en güçlü hatlardır.
Genel olarak 1000 V'a kadar alçak gerilim, 1000-15000 V arası orta gerilim, 15000 V'un üzeri ise yüksek gerilim olarak adlandırılır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Gerilme

Gerilme

Gerilme, birim yüzeye düşen yük miktarı olarak tanımlanabilir. Gerilme vektörü, incelenen kesit yüzeye dikey etki ediyorsa bu gerilmeye normal gerilme; gerilmenin kesit düzleminde olması halinde oluşan gerilmeye ise kayma gerilmesi denmektedir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Heterojen

Heterojen

Her tarafında farklı özellik gösteren tek bir madde gibi gözükmeyen karışımlardır.

Yer altından çıkarılan maden filizleri, kaya parçaları, odun parçaları, bir bitki yaprağı, sis, ayran, petrol su karışımı, beton parçası, toprak heterojen karışımlara örnek verilebilir. Süt, çıplak gözle homojen gibi gözükmesine rağmen mikroskopla bakıldığında (yağ damlacıklarından dolayı) heterojen olduğu gözlenir. Heterojenlik mikroskopla tespit edildiği gibi tyndall ışığı etkisi ile de tespit edilebilir.

Heterojen karışım emülsiyon ve süspansiyon olmak üzere ikiye ayrılır.

Emülsiyon: Bir sıvıda çözünmeyen başka bir sıvının heterojen olarak bulanık bir şekilde dağılmış hâlidir. Su–zeytinyağı karışımı, su–benzin karışımı, gibi...

Süspansiyon: Bir sıvıda çözünmeyen katının heterojen olarak dağılmış şeklidir. Su–kum karışımı, su–tebeşir tozu karışımı gibi...

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Hipofiz

Hipofiz

Hipofiz veya diğer adıyla Pitüiter bez, beyin tabanında sellar çukurda (sella turcica) yer alan ve sella diafram ile çevrelenmiş endokrin görevleri olan bir yapıdır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Homojen

Homojen

Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde gibi gözüken karışımlardır. Karışımı meydana getiren maddeler gözle veya optik aletlerle görülemezler, Homojen karışımlara genel olarak “çözeltiler” de denir. Tuzlu su, şekerli su, alkollü su, çeşme suyu ile içerisinde bulunduğumuz havayı homojen karışıma örnek verebiliriz.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Hormon

Hormon

Metabolizmaların, bünyedeki bazı aktiviteleri kontrolde tutmak için çeşitli amaçlarla ürettikleri salgılardır. 'İç salgı' olarak da adlandırılırlar.

Hormonlar molekül yapılarına göre 4'e ayrılırlar:

1. Amin yapısındaki hormonlar
2. Peptid yapısındaki hormonlar
3. Steroid yapısındaki hormonlar
4. Lipid yapısındaki hormonlar (eikozanoidler olarak da adlandırılırlar)

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Işığın Kırılması

Işığın Kırılması

Işık ışınları saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken ışınların bir kısmı yansıyarak geldiği ortama dönerken, bir kısmı da ikinci ortama, doğrultusu ve hızı değişerek geçer. Işığın ikinci ortama geçerken doğrultu değiştirmesine ışığın kırılması denir.

Kırılmanın Özellikleri:
1- Gelen ışın, normal ve kırılan ışın aynı düzlemdedir.
2- Az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışık, normale yaklaşarak kırılır.
3- Çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışık, normalden uzaklaşarak kırılır.
4- Normal üzerinden gelen ışın (dik gelen ışın), diğer ortama geçerken kırılmaya uğramaz (dik geçer).

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Işığın Soğurulması

Işığın Soğurulması

Işığın maddesel ortamlar tarafından emilmesidir.

Işık belirli dalga boyuna sahip elektromagnetik ışımadır ve bir enerjiye sahiptir. Bir fotonun Enerjisi E=hυ formülü ile gösterilir. Işığın enerjisi dalga boyu ile ters orantılıdır. Yani ışığın dalga boyu azaldıkça enerjisi artar, dalga boyu arttıkça enerjisi azalır.

Bir atoma orbitalleri arasındaki enerji farkına denk dalga boyundaki bir ışık gönderilirse temel haldeki elektron(lar) bir üst enerji seviyesine çıkarak veya elektronlarını fırlatarak ışığı soğururlar. Bu olaya ışık soğurulması denir. Işığı en çok soğuran renk siyahtır. Gelen ışıktaki bütün renkleri emer. Fakat diğer renkler (Örn:Yeşil) sadece yeşil ışığı yansıtır gerisini emer. Yazın açık renkli kıyafetler giymemizin sebebi budur. Beyaz renk ise bütün renkleri geri yansıtır.

Soğurulma maddelerde bir takım değişmelere yol açabilir. Örneğin ışıkta fazla kalan ilaçlar bozulabilir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Işık

Işık

Işık, maddenin fiziksel yapısındaki atomik etkileşim sonucu meydana gelen, ışıyan bir enerji türüdür. Kaynağından çıktıktan sonra bütün yönlere dağılır ve dalgalar şeklinde ilerler.

Herhangi bir dalganın iki temel özelliği dalga boyu ve frekansıdır. Dalga boyu, birbirine komşu iki dalganın tepe noktaları arasındaki mesafedir. Frekans ise belli bir noktadan belli bir zaman birimi içinde geçen dalga adedidir.

Dalga boyu ile frekansın çarpımı ışığın yayılma hızını verir. Işığın dalga boyu, mavi ışık için yaklaşık 380 nanometre, kırmızı ışık için 760 nanometre'ye kadar uzanır. Işığın frekansı ise 600 milyar adettir. Bu ifadeye göre ışığın saniyede 600 milyar defa yanıp söndüğünü söyleyebiliriz. Yayılma hızı ise saniyede yaklaşık 300.000 km'dir. Bu ölçüler yaklaşık olarak boşluk ortamı için geçerlidir. Daha yoğun ortamlarda bu ölçüler değişir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Işık Hızı

Işık Hızı

Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı 299.792 kilometre\saniye'dir. Latince celeritas (hız) ismine adden 'c' ile ifade edilir. Işığın hızı sadece vakum ortamdayken c'ye eşittir. Herhangi bir maddenin içinden geçerken (örneğin su, cam vb.) hızı c'den küçüktür.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


İç Salgı Bezleri

İç Salgı Bezleri

Salgılarını dolaylı olarak kana veren, salgı kanalları olmayan bezlerdir. Önemlileri şunlardır:

Kalkansı bez: Tektir, boynun ön ve altındadır. Soluk borusunun önünde bulunur.
Timus: Göğüs boşluğunda soluk borusunun önünde, iki akciğerin arasında bir iç salgı bezidir.
Böbreküstü bezi: Her iki böbreğin üst ve iç bölümünde bulunur. Damardan zengindir. Rengi gri, ağırlığı altı gram kadardır. Böbrekle ilgisi sade komşuluğudur.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


İyon

İyon

İyon, bir veya daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atomdan (veya bir atom grubundan) oluşmuş elektrik yüklü parçacıktır.

Pozitif (+) elektrik yüklü iyonlara katyon, negatif (–) elektrik yüklü iyonlara anyon denir. (İsimlerini hatırlayamazsanız 'anyon' aklınıza 'elektron alan'dan ve katyon ise küçük t harfinin + gibi olmasından aklınıza gelsin.)

Hidrojen elementi kararlı hale geçmek istediğinde (1 elektron alarak) anyon haline gelir. Fakat Lityum elementi ise kararlı hale geçerken (1 elektron vererek) katyon haline gelir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


İyonik Bağ

İyonik Bağ

İyonik bağ, zıt ve eş yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik kuvvetlere dayanan bir kimyasal bağ türüdür.

En dıştaki yörüngeleri dolu olan atomlar oldukça kararlı durumdadırlar, başka atomlarla bileşik oluşturma eğilimi göstermezler. Sadece soygazların yörüngeleri tamamen doludur, diğer tüm elementlerin dış kabuklarında eksik elektron bulunmaktadır.Oysa atom, tüm yörüngelerinin dolu olması yönelimindedir ve eğer dolu değilse bunu sağlamaya yönelecektir. Bu konumda atomun başına iki farklı olay gelebilir, dış kabuktaki elektronlardan kurtularak zaten dolu olan bir alttaki kabuğu son kabuk haline getirmek ya da dış kabuğu dışarıdan elektron alarak tamamlamak.

Elektron verme eğiliminde olan bir atomla elektron alma eğilimindeki bir atom reaksiyon alanına girdiklerinde, aralarında bir elektron alışverişi olur. Bunun sonucunda elektron alan atom negatif iyon (anyon), elektron veren atom ise pozitif iyon (katyon) haline gelecektir. Bu şekilde aralarında elektrostatik çekme kuvveti yaratılan atomlar iyonik bağla bir bileşik oluştururlar. İyon bağına elektro valans bağ da denilmektedir.

İyonik bağla oluşan bileşiklerin bir ortak özelliği, elektroliz edilebilmeleridir. Yani iyonik yapıdaki sıvı ve katı çözeltiler elektriği iletirler. İyonik yapılı katılar ise iletken değildirler. Bir diğer özellik de elektronların kuvvet ile tutulması nedeni ile iyonik kristallerin ısıyı ve elektriği iletmemesi, diğer bir deyişle yalıtkan olmalarıdır.

İyonik bağ oluşumunda, metal, düşük elektronegatifliği nedeniyle bir elektron vererek pozitif bir iyon (katyon) oluşturur. Normal sofra tuzunda, sodyum ile klor iyonları birbirlerine iyonik bağ ile bağlıdır. İyonik bağ genellikle metallerle ametaller arasında gerçekleşir. Ametal atomlarının elektronegatifliği yüksektir ve kolayca elektron alıp negatif iyon (anyon) oluşturabilirler. Dolayısıyla, iki veya daha fazla iyon, elektrostatik kuvvetlerin etkisiyle birbirlerini çekerler. Bu tür bağlar, hidrojen bağından daha kuvvetli fakat kovalent bağ ile hemen hemen aynı kuvvettedir.

İyonik bağlanma yalnızca, bağlanmış atomlar serbest olanlardan daha düşük enerjiye sahip olduklarında ve reaksiyonun toplam enerji değişimi, reaksiyonun gerçekleşmesi yönünde ise meydana gelir. Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse, bağ o kadar güçlüdür. Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir. İyonik bileşikler, ergidiklerinde veya suda çözündüklerinde elektrik iletebilirler. Genellikle yüksek ergime sıcaklığına sahip olup suda çözünmeye meyillidirler.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Kan

Kan

Kan; atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları) meydana gelmiş kırmızı renkli hayati bir sıvıdır.

Kanın ana işlevi besin maddelerinin (oksijen, glikoz) ve yapısal elemanların sağlanması ve atık maddelerin
(karbondioksit, laktik asit vs.) atılmasının sağlanmasıdır.

Her bedende 3.1 ile 5.2 litre arası kan bulunur. Bu miktar ortalama vücut ağırlığının %7-8'ini oluşturur. Kanın yarısı, sıvı olan bölümden yani plazmadan meydana gelir. Diğer yarısı ise kanın içinde çeşitli görevler üstlenmiş olan hücreler veya moleküllerdir.

Kandaki hücreler, vücuttaki kan miktarının yarısını oluşturmalarına rağmen, yan yana dizildikleri takdirde 96.500 km'lik bir çizgi oluşturabilecek kadar fazladırlar. Bu, dünyanın çevresini iki kez dolaşmaya yeterli bir uzunluktur.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Karaciğer

Karaciğer

Diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında, koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Yaşamak için gerekli olan birçok kimyasal olay bu organda meydana gelir. Vücudumuzdaki en büyük organdır. Safra adı verilen bir salgı üretir. Safra sıvısı büyük yağ damlalarını daha küçük parçalara ayırarak yağların sindirimine yardımcı olur.

Görevleri

1. Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1,50 g) safra salgılar.
2. Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler.
3. Vücudun ısısını ayarlar.
4. Vücuda su düzenini ayarlar.
5. Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar.
6. Kandaki şeker miktarını ayarlar.
7. Hormonların görevleri üzerinde etkili olur.
8. Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojeni üretir.
9. Yaşlı alyuvar hücrelerini parçalar. Embriyo döneminde kan hücrelerinin üretimini sağlar.
10. Kanda bulunan fazla glikozu glikojen halinde depo eder.
11. D, B, A ve bağırsaklarda sentezlenen, kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K vitamini ile; demir, kalsiyum, bakır, protein ve yağları depo eder. Karotenden A vitamini sentezler.
12. Cinsiyet hormonlarının fazlasını yok eder.
13. Lenf yapımında görev alır. Antikorların önemli bir kısmını üretir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Karışım

Karışım

Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen, karışımdır. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi olayıdır. Karışımda, bir araya gelen maddelerin kimyasal özellikleri değişmez.

Sıvılarda çökeltiyi ana çözeltiden ayırmak için uygulanan işleme verilen ad da süzmedir.

Heterojen Karışımlar: Her tarafta aynı özelliği göstermeyen ve içindeki taneciklerin gözle görülebildiği karışımlardır.

Homojen Karışımlar: Her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde gibi gözüken karışımlardır. Karışımı meydana getiren maddeler gözle veya optik aletlerle görülemezler, Homojen karışımlara genel olarak “çözeltiler” de denir. Tuzlu su, şekerli su, alkollü su, çeşme suyu ile içerisinde bulunduğumuz havayı homojen karışıma örnek verebiliriz.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Kinetik Enerji

Kinetik Enerji

Hareketli cisimler iş yapabilme yeteneğine sahiptirler yani bu cisimlerin enerjileri vardır. Bu hareketinden dolayı cisimlerin sahip oldukları enerjiye kinetik enerji denir.

Akan su, hareket halindeki araba, fırlatılan bir taş, yüksekte uçmakta olan bir kuşun kinetik enerjileri vardır. Duran cisimlerin potansiyel enerjileri, cisimler hareket haline geçtiklerinde kinetik enerjiye dönüşür.

Örneğin duran bir araba potansiyel enerjiye sahiptir. Araç harekete geçtiğinde potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşür. Araç hızlandıkça kinetik enerji artacaktır. Kinetik enerjinin simgesi Ek ve birimi jouledir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Kovalent Bağ

Kovalent Bağ

Kovalent bağ, iki atom arasında, bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla karakterize edilen kimyasal bağın bir tanımıdır. Genellikle bağ, ortaya çıkan molekülü bir arada tutan ortak çekim gücü olarak tanımlanabilir. Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu bölgede (-) yüklü bir alan yaratacaklardır. Bu alan, her iki çekirdeğe bir çekme kuvveti uygulayarak bir bağ yaratır.

Kovalent bağ, söz konusu atomların dış yörüngelerinin dolması ile meydana gelir. Bu tür bağlar, moleküller arası hidrojen bağından daima daha güçlü, iyonik bağ ile ise ya aynı güçte ya da daha güçlüdür.

Bazı inorganik maddelerin -hidrojen, amonyak, klor, su ve azot- molekülleri ile tüm organik maddelerin molekülleri kovalent bağ ile bir arada tutulmaktadır.

Kovalent bağ (iyonik ve metalik bağın tersine) yönlüdür; bağ açılarının etkileşimin gücü üzerinde etkisi büyüktür. Bu etkinin kaynağı, kovalent bağların, atomik yörüngelerin üst üste binmesiyle oluşmasından ileri gelir. Atomik yörüngeler (p, d, ve f orbitalleri) hepsi yönlü karakterde olup, bağlanma esnasında önemli ölçüde yöne bağlı etkileşime neden olurlar.

Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir. Bu nedenle ametaller, daha kolaylıkla kovalent bağı tercih eder ve metaller de kolayca yerlerinden oynatılabilen elektronların daha serbestçe dolaşabildiği metalik bağ yaparlar. Ametallerde bir elektronun serbest kalması daha zordur, dolayısıyla benzer elektronegatifliğe sahip bir madde ile birleşme söz konusu olduğunda o elektronun paylaşılması tek seçenek haline gelir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Kuvvet

Kuvvet

Fizikte kuvvet, kütleli bir cisme hareket kazandıran etkidir. Hem yönü hem de büyüklüğü olan kuvvet, vektörel bir niceliktir.

Newton'un ikinci yasasına göre sabit kütleli bir cisim, üzerine uygulanan net kuvvetle doğru, cismin kütlesi ile ters orantılı bir şekilde hızlanır. Bir cisme uygulanan net kuvvet, cismin kazandığı momentumun zamana bağlı değişimine eşittir.

Üç boyutlu nesnelere uygulanan kuvvet de nesnenin dönmesine veya deforme olmasına veya basınçta değişime ve hatta bazı durumlarda hacmin değişimine sebep olabilir. Bir eksen etrafında dönme hızında değişime sebep olan kuvvet eğilimine tork denir. Deformasyon ve basınç bir nesne dahilindeki zorlama kuvvetlerinin sonucudur.

Kuvvet vektörel bir büyüklüktür. Dolayısıyla vektörlerle ilgili bütün özellikler kuvvetler için de geçerlidir. Kuvvet ‘F’ harfi ile gösterilir ve ‘dinamometre‘ denilen yaylı kantarla ölçülür.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Kütle

Kütle

Bir madde miktarıdır. Ayrıca nesnenin hareket etmeye karşı gösterdiği direnç olarak da adlandırılabilir. Kütlesi büyük olan nesneye aynı kuvvet uygulandığında hızlanması daha düşük olur. Diğer bir deyişle kütlesi büyük olan daha büyük eylemsizliğe sahiptir.

Günlük kullanımda kütle genellikle ağırlık ile karıştırılır. Kütle, bulunduğu ortamın yer çekimine göre değişmez bir değerdir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Madde

Madde

Boşlukta yer kaplayan (hacim), kütlesi olan tanecikli yapılara madde denir.

Madde, saf madde ve saf olmayan madde (karışım) olarak ikiye ayrılabilir. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez.

Maddede daima değişiklikler olabilmektedir. Maddede meydana gelen değişikliklere olay denir. Bu da fiziksel ve kimyasal olmak üzere ikiye ayrılır:

• Fiziksel olay: O maddenin yapısını değiştirmeyen olaydır. Kâğıdın yırtılması, fiziki bir olaydır. Çünkü kağıdın şekli değişmiştir fakat özü yine kâğıttır.

• Kimyasal olay: O maddenin yapısını değiştiren olaydır. Kâğıdın yanması gibi...

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Mercekler

Mercekler

Mercek, ortak bir eksene sahip iki kırıcı yüzey vasıtasıyla sınırlanmış, cam, kuvars veya ışık kırıcı herhangi bir saydam maddeden yapılan optik alettir.

Mercekler içinden geçen ışınların yönünü değiştiren camlardır. Mercek içinden geçen ışınlar birbirine yaklaştığında cismin görüntüsü büyür (büyüteç), ışınlar birbirinde uzaklaştığında ise cismin görüntüsü küçülür.

Merceklerin iki yüzü küresel veya bir yüzü küresel diğer yüzü düz olanları vardır.

Cismin görüntüsünden yansıyan ışınlar mercekten geçtiğinde bir odak noktasına itilir. Bu teori kullanılarak görüntü üzerinde gözlemler yapmak amacıyla teleskop, dürbün, mikroskop gibi araçlar, kaydetmek amacıyla lensler ve objektifler, görme hatalarını gidermek için gözlüklerde mercekler kullanılmaktadır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Nötron

Nötron

Nötron, proton ile birlikte, atomun çekirdeğini meydana getirir. Ayrıca nötron ve proton sayılarının toplamı, bize Kütle Numarasını verir. Nötron ve proton kütleleri, birbirine oldukça yakındır. Nötronlar yüksüz parçacıklardır. Hidrojen dışında bütün atomların çekirdeklerinde bulunan parçacıktır. Nötronun elektrik yükü sıfır ve bağıl kütlesi 1,00 dır.

Nötronların da 3 kuarktan oluştukları sanılmaktadır. Sembolü (n)’dir, çekirdekte bulunur. James Chadwick (Kadvik) adlı bilim adamı tarafından bulunmuştur. Her atom farklı sayıda nötron bulundurabilir.

Nötronlar,elektron ve protonun birleşiminden oluşurlar.Beta ışımasında,nötron bozunarak proton ve elektrona dönüşür.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Omurilik

Omurilik

Omurga denilen kemik bir yapının içinde, boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan ve ortasında yine boydan boya bir kanal içeren merkezî sinir sisteminin bir parçasıdır.

Yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm, erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır. Ayrıca omurilik soğanından gelen refleksleri kontrol eder. Omurilik, tam olarak beyinde başlar ve direkt beyinden çıkan emirleri gerçekleştirir.

Omurilik vücutta istemsiz davranışları ve refleksleri kontrol eder. Vücuttan beyine gelen sinirler omurilikte çapraz yaparak gelir. Bu sayede vücudun sol tarafını beynin sağ lobu, vücudun sağ tarafını ise beynin sol lobu kontrol eder.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Pankreas

Pankreas

Karın boşluğunda, omurganın bel bölümü önünde yeralan salgı bezidir.

Ortalama 15-20 cm uzunluğunda ve kadınlarda 55 g erkeklerde 70 g ağırlığındadır. Önden arkaya doğru yassılaşan pankreasın düzensiz olan biçimi çengele benzetilebilir

Pankreasın iç ve dış salgı görevleri vardır. İç salgı görevini Langerhans adacıkları denen salgı hücreleri yapar. Bunların salgıladığı insülin, glukozun metabolizmasında en önemli rolü oynar ve yetersizliği şekerli diyabete neden olur. Dış salgı görevi akinus keseciklerine aittir. Bu salgı kesecikleri, pankreas özsuyu denen ve onikiparmak bağırsağına dökülen alkali bir sıvı salgılar.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Potansiyel Enerji

Potansiyel Enerji

Potansiyel enerji, iş yapmaya hazır bir kuvvetten doğan depolanmış bir enerjidir. Her an kinetik enerjiye yani harekete dönüşebilecek bir enerji biçimidir. Örneğin yerçekimi kuvveti sayesinde, yerçekimi potansiyel enerjisi oluşur.

Cismi yerden belli bir yüksekliğe kaldırdığımızda, her an harekete dönüşmeye hazır bir enerji depolamış oluruz. Nitekim cismi serbest bıraktığımızda kinetik enerji açığa çıkar. Yay için de aynı şey geçerlidir. Yayı sıkıştırdığımızda, esneklik potansiyel enerjisi depolarız ve her an harekete dönüşmeye hazır bir enerji depolamış oluruz.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Prizmalar

Prizmalar

Prizma, optikte düz yüzeyleri olan ve ışık kıran saydam alettir. Yüzeyler arası açıları uygulamaya bağlı olarak değişir. Geleneksel geometrik şekli ise alt yüzeyi üçgen kenarları ise karesel olan üçgen prizmadır. Bu nedenle halk arasında 'prizma' kelimesi bu şekil için kullanılır. Bazı prizma türleri geometrik prizma şeklinde değildir. Prizmalar genellikle camdan yapılır ancak tasarlanıldığı dalgaboyuna özel olarak herhangi bir saydam materyal de kullanılabilir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Proton

Proton

Proton, atom çekirdeğinde bulunan artı yüklü atom altı parçacıktır. Elektronlardan farklı olarak atomun ağırlığında hesaba katılacak düzeyde kütleye sahiptirler. Bu, atomlardaki çeşitli protonların birbirlerini itmelerini sağlar. Ama aradaki çekim, itmeden 100 kez daha güçlü olduğu için protonlar birbirlerinden ayrılmazlar. Protonun kütlesi elektronunkinden 1836 kez daha fazladır. Ama buna karşın, bilinmeyen bir nedenden ötürü elektronun yükü protonunkiyle aynıdır: 1,6 x 10-19 C.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Maddenin Yapısı ve Özellikleri


Renk Tayfı

Renk Tayfı

Başta güneş kaynaklı olan beyaz ışığın özel bir prizmadan geçirilerek renklerine ayrılmasıdır. Bu renkler en kısa dalga boyundan en uzununa kadar giden elektromagnetik tayfın çok küçük bir bölümüdür. Işık tayflarını inceleyen ilk kişi yerçekimi teorisinin de sahibi olan Sir Isaac Newton'dur.

Prizmadan geçirilen beyaz ışın, temelde 7 renge ayrılır ancak bu renkler birbirine karışmış durumdadır. Bu renkleri daha iyi gözlemleyebilmek için tayfgözler denen bir alet kullanılır. Ortaya çıkan renkler mordan kırmızıya sıralanır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Renkler

Renkler

Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır.

Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380nm ile 780nm arasındaki dalgaboylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spektrumun bu bölümüne, görünen ışık denir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Işığın Soğurulması


Sıkışma

Sıkışma

Esneklik potansiyel enerjisi, sıkıştırma veya gerilme miktarına ve maddenin esneklik özelliğine bağlıdır.

Yay gibi cisimler esnektir. Gererek ya da sıkıştırarak onların şekillerini değiştirebiliriz. Uyguladığımız kuvveti ortadan kaldırdığımızda ise yay eski hâline döner.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Sindirim

Sindirim

Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma getirilmesidir.

Her organizma, yaşamak ve çalışmak için bir madde harcar. Vücuda yarayan maddeler besinlerden alınır. Fakat bu besinler, oldukları gibi kaldıkları sürece vücuda yarayamazlar. Bunlar, vücuda yarar bir hale sokulurlar. Böylece, alınan besinler ilkin sindirilir, sonra emilir ve kana karışarak hücrelere ve dokulara yarar bir hale gelir. Bundan sonra, vücuda yaramayan artıklar, hücre dışına atılırlar.

Besinler, ağızdan başlayarak sindirime uğrarlar. Ağızda sindirim mekanik ve kimyasal olmak üzere iki şekilde olur. Mekanik şekil, ağza giren besin maddelerinin, ufak parçalara bölünmesi işi (çiğneme)dir. Çiğneme, kaslar ve dişler aracılığı ile olur. Kimyasal sindirim ise, besinlerin tükrük ile karışmasıdır.

Ağızdan çiğnenen besinler dil ve yumuşak damak yardımı ile önce yutağa, oradan da yemek borusuna gelir. Yemek borusu kaslarının devamlı hareketleri ile mideye gelir.

Midede sindirim, mekanik ve kimyasal olur. Mekanik sindirim, mide kasları ile olur. Kimyasal sindirim ise, mide mukozasında bulunan bezlerin salgıları ile olur. Mideden oniki parmak barsağına gelen besinler, burada sindirilmelerine devam ederler. Oniki parmak barsağında sindirim, kimyasal yoldan olur.

İnce barsak, sindirilmiş besin maddelerini ve suyu emer. Burada bulunan toplardamarlar, sindirilmiş maddeleri toplar ve oradan karaciğere götürürler.

Kalın barsaklarda sindirim yoktur, ince barsaklardan kalın barsaklara geçen maddeler, artık sindirilmesi gereken maddeler olmaktan çıkmıştır. Burada bu maddelerin suyu azaltılır. Suyu da azaltılmış bu maddeler, ‘dışkı’ (pislik) karakterini kazanarak dışarı atılır.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Sinir

Sinir

Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan da beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu teller topluluğundan ibarettir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Sinir Hücreleri

Sinir Hücreleri

Sinir sisteminin temel fonksiyonel birimidir. Çeşitli biçim ve büyüklüklerde olabilir. Sinirsel uyarıları elektriksel ve kimyasal yolla iletir.

Kısa uzantıları dendrit, uzun uzantıları akson olarak adlandırılan sinir sistemini oluşturan hücrelerdir. Nöron çeşitlerine göre, nöron gövdesinden çıkan uzantıların sayısı ve şekli değişiktir. Akson ve dendrit denilen uzantıları vardır. Başka hücrelerden gelen uyarılar dendiritlerin uçlarından alınır ve aksonların uçlarından diğer hücrelere iletilir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Sürat

Sürat

Bir hareketlinin yer değiştirmesi belli bir süre içinde olur. Hareketlinin birim zamanda aldığı yola sürat denir.

Hareket eden tüm cisimlerin sürati aynı değildir. Okulumuzun bahçesinde 2 nokta belirleyelim. Bu noktaların birinden diğerine önce sabit adımlarla koşalım. Bu koşma süresince geçen süreyi ölçelim. Daha sonra aynı mesafeyi daha hızlı koşalım. İkinci durumda iki nokta arasındaki mesafeyi daha çabuk aldığımızı görürüz. Çünkü, ikinci kezki süratimiz, birinciden daha büyüktür.

Yine bir yere otomobille daha çabuk gideriz. Çünkü otomobilin sürati yürüyerek veya koşarak hareket eden bir kişinin süratinden daha fazladır. Bir hareketli süratini ne kadar artırırsa gideceği yere daha çabuk ve daha kısa sürede ulaşacaktır.

İki otomobilden biri Ankara’dan İstanbul’a 4 saatte, diğeri 5 saatte gidiyor. Buna göre 4 saatte giden otomobilin sürati, 5 saatte gidenin süratinden daha büyüktür.

Verdiğimiz bu örneklerden alınan yol, geçen zaman ve sürat arasında bir ilişki olduğunu anlıyoruz. Yol ve yolun alınması için geçen zaman birlikte düşünüldüğünde;

Sürat = Alınan yol / geçen zaman olarak ifade edebiliriz.

Alınan yolu metre (m), geçen zamanı saniye (s) birimleriyle gösterirsek sürat birimi m/s olur. Alınan yolu kilometre (km),zamanı ise saat (h) birimleriyle gösterirsek sürat birimi km/h olur.

Örnek : Bir bisikletli 1500 metrelik parkuru 1 dakika 40 saniyede tamamlıyor. Buna göre bisikletlinin süratini hesaplayalım:

Alınan Yol = 1500 m,
Geçen Zaman = 1 dk 40 s = 60 s + 40 s = 100 s’dir.
Sürat = Alınan yol / geçen zaman olduğundan
Sürat = 1500 / 100 = 15 m/s bulunur.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Sürtünme Kuvveti

Sürtünme Kuvveti

Sürtünmeli yüzeylerdeki sürtünmenin kaynağı yüzeylerdeki pürüzdür. Sürtünen cisimlere büyüteçle baktığımızda pürüzlerin olduğunu görürüz. Bu pürüzler cismin hareketine karşı koyacak şekilde, hareket yönüne zıt bir kuvvet oluşturur. Bu kuvvete sürtünme kuvveti denir.

Sürtünme kuvvetine doğada çok fazla rastlanır. Sürtünmesiz bir ortam elde etmek çok zordur, fakat sürtünmeler kaygan yüzeyler kullanılarak önemli ölçüde azaltılabilir. Sadece uzay boşluğunda tamamen sürtünmesiz bir ortam elde edilebilir.

Sürtünme Kuvvetinin Özellikleri

* Daima hareket yönüne zıt yönde etki eder.
* Cismi hareketsiz tutabilmek için belli bir maksimum değere kadar uygulanan kuvvete eşit şiddette değerler alır.
* Cismin ve yüzeyin kayganlığına göre maksimum değeri değişir.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


Tiroit

Tiroit

Boyunda, hemen gırtlağın altında yerleşmiş ve elle hissedilebilen, iki ayrı lobdan (lob, bölüm anlamındadır) oluşmuş kalkana benzeyen bir salgı bezidir. Besinlerle aldığımız iyodu kandan çekerek içinde depolar.

Tiroit hormonları, vücudun hemen her hücresinin işlevi için gereklidir ve ister diğer hormonların yapımı olsun, ister hücre büyümesi ve çoğalması olsun metabolizmanın normal işlemesi açısından vazgeçilmez hormonlardır.

Ateşli hastalıklar, ağır hastalıklar, beslenme bozuklukları, stres gibi durumlarda vücut enerji tasarrufu yapmak zorundadır ve bunu kandaki tiroid hormonu seviyesini azaltarak yapar.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Vücudumuzda Sistemler


Voltmetre

Voltmetre

Bir elektrik devresinde iki nokta arasındaki potansiyel farkını (gerilim) ölçmeye yarayan ölçü âletidir. İlk defâ İtalyan fizikçisi Volta tarafından yapıldığı için ona izâfeten Voltmetre denmiştir. Gerilim kaynağının veya elektrik devresinin pozitif ve negatif kutupları arasına paralel olarak bağlanır.

Bir pil veya batarya gibi, elektrik üretecinin gerilimini ölçmek için voltmetrenin iki ucu, üretecin kutuplarına temas ettirilir. Böylece üretecin (+) ve (–) kutuplarının bulunması da sağlanmış olur.

Voltmetrelerin hassâsiyeti volt başına ohm (ohm/volt) olarak ifâde edilir. Meselâ 200 voltluk bir voltmetrenin direnci 120.000 ohm ise âletin hassâsiyeti 120.000/200= 600 ohm/volt olur. Bu değer ne kadar büyükse voltmetrenin hassâsiyeti o derece yüksektir. Bobinin direnci ne kadar büyükse o kadar küçük akımla çalışır ve gerilim kaybına sebep olmaz.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Yaşamımızdaki Elektrik


Yay

Yay

Belirli bir kuvvet altında bir dereceye kadar büyük elastik şekil değişikliği gösteren, kuvvet kaldırılınca kısmen veya tamâmen eski vaziyetini alan mekanik enerji biriktirme elemanıdır.

Yük altında şekil değişikliği esnâsında yaylar bir deformasyon (şekil değişikliği) enerjisi biriktirirler, boşalma sırasında bu enerjinin büyük bir kısmını geri verirler.

7. Sınıf / Fen ve Teknoloji | Kuvvet ve Enerji


 

 
     
     
     
   
 
 

e-dershane.biz © 2013 | Gizlilik İlkemiz | Kullanım Şartları
DERPAŞ Dergi Yayın Dağ. Paz. ve Tic. AŞ / Akbıyık cad. No:61/2 Sultanahmet - İSTANBUL
Tel: 0212 518 10 50 / Faks: 0212 518 05 00
 
 
Ana SayfaAna SayfaKavramlar Sözlüğü